Steplerde zorlu mücadele
Sovyetler Birliği’nden 1991’de bağımsızlığını kazanan Kazakistan, geçtiğimiz hafta ülkenin güney kesimlerinde patlak veren şiddet eylemleri ve …
Sovyetler Birliği’nden 1991’de bağımsızlığını kazanan Kazakistan, geçtiğimiz hafta ülkenin güney kesimlerinde patlak veren şiddet eylemleri ve sokak protestolarıyla dünya gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Büyük denizlere mesafeli konumu itibariyle gözlerden uzak olsa da, Rusya’nın Asya ve Uzakdoğu’ya açılan kapısı olması sebebiyle, Kazakistan her zaman stratejik hesapların odağında yer almış bir ülke. Rusya ile Kazakistan arasındaki sınırın uzunluğu 7 bin 600 kilometreyi geçiyor.
NÜFUS DENGELERİ
Kazakistan nüfusunun yaklaşık yüzde 68’ini Kazaklar oluştururken, Rusların oranı yüzde 19’a yakın. Ancak resmî verilere yansımayan daha fazla Rus’un da ülkede yaşadığı belirtiliyor. Kazakistan’da bunların dışında Özbekler (yüzde 4 civarı) ve daha düşük oranlarda Uygurlar, Ukraynalılar, Tatarlar, Almanlar ve diğer milletler yaşıyor. Söz konusu Rus nüfus içinde bir kesimin, Moskova’yla direkt bağlantı içinde ve Kazakistan’daki karar alma mercileriyle eş güdüm içinde hareket ettiği kaydediliyor.
DOĞAL ZENGİNLİKLER
BAŞKENTİN TAŞINMASI
Kazakistan’ın 1997’de başkentini güneydeki Almati’den Rus sınırına daha yakın olan kuzeydeki Astana’ya taşıması, Moskova ile ilişkiler bakımından kritik önemde bir karar olarak değerlendiriliyor. Siyasi gözlemcilere göre, ülkenin siyasî ve idarî merkezinin kuzey kaydırılması, güneydeki etnik ve tarihî kökenlerden de uzaklaşma anlamına geliyor. Bu durumun sosyal patlamalarda etkisinin olabileceği değerlendiriliyor.
Şam’la yakın bağlantı
Yeni Şafak haberine göre bildirildi.