AFAD’dan Lübnan’a yardım eli: İhtiyaç sahibi 2 bin aileye ulaştı
AFAD tarafından temin edilen 2 binden fazla gıda kolisi, ülkenin başkenti Beyrut’un yanı sıra Trablusşam ve diğer bölgelerdeki ihtiyaç …
AFAD tarafından temin edilen 2 binden fazla gıda kolisi, ülkenin başkenti Beyrut’un yanı sıra Trablusşam ve diğer bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.
Beyrut Limanı’nda 4 Ağustos 2020’de meydana gelen patlamanın ardından arama kurtarma çalışmaları için Lübnan’a intikal eden ilk uluslararası kuruluşlardan biri olan AFAD, ekonomik kriz ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle işsizlik ve yoksulluğun ciddi artış gösterdiği ülkeye insani yardımlarını sürdürdü.
Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, Türkiye’nin ramazan ayı çalışmaları kapsamında Lübnan’da yaşayan ihtiyaç sahibi 150 bin kişiye insani yardım ulaştırdığını açıklamıştı.
Büyükelçi Ulusoy, Lübnan’ın Türkiye için dost, kardeş ve güçlü gönül bağları olan bir ülke olduğunu belirterek, “Yüzlerce yıllık ortak tarih, kültürel yakınlık ve beşeri ilişkiler, Türk ve Lübnan halklarını birbirine kenetliyor” diye konuşmuştu.
Lübnan’daki ekonomik ve siyasi durum
Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan ekonomisi, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük krizi yaşıyor.
Sermayenin çıkışına karşı sert uygulamalara başvuran bankalar, 17 Ekim 2019’dan beri yurt dışı havalelerini askıya almış ve müşterilerin hesaplarındaki dövizleri çekmelerine kısıtlamalar getirmiş durumda.
Beyrut Limanı patlaması
Beyrut Limanı’nda Ağustos 2020’de meydana gelen büyük patlama ise uzun süredir yüksek kamu borcu ve işsizlikle boğuşan Lübnan’da ekonomik sıkıntıları büyütürken yeni bir hükümet krizi de doğurdu.
Başbakan Hassan Diyab hükümeti, patlama sonrası gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos 2020’de istifa etti, ancak siyasi gruplar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ülkede aylardır yeni hükümet kurulamadı.
Siyasi güçler ile yöneticileri ülkedeki ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır iktidarı paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.
Bir Yeni Şafak haberine göre bildirildi.