Andrea Kinkel neden İsrail vatandaşı olamamıştı?
MEHMET YÜCE KATIRCIOĞLU3 Temmuz 1998 tarihinde gazetelerde çok önemli bir haber vardı. Haber, gündemi değiştirebilecek kadar önemli olmasına …
MEHMET YÜCE KATIRCIOĞLU
3 Temmuz 1998 tarihinde gazetelerde çok önemli bir haber vardı. Haber, gündemi değiştirebilecek kadar önemli olmasına rağmen üzerinde durulmamıştı. Özellikle böyle bir haberin üzerine gitmesi gereken etkili köşe yazarları sessiz kalmayı tercih etmişlerdi. Bu sessizlik, basınımızın üzerindeki belirli bir odağın etkisinin çarpıcı bir kanıtıydı !
Haber “İsrail’den Nazi Usulü Test” başlığını taşıyordu!!
İsrail’in, eski SSCB ülkelerinden gelen göçmenlerin, Yahudi olduğundan kuşku duyulanlarına Genetik Test uygulamaya başladığını bildiren haber, İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesinden alınmıştı. İsrail İçişleri Bakanlığı da, gerekli belgeleri olmayan göçmenlerin soyunu araştırmak için kan testi yaptıklarını doğrulamıştı!!
Haber, gerçeğin saptırılmasına imkan vermeyecek kadar açıktı.
İsrail vatandaşlığına kabul edilecek göçmenlerin Yahudi ırkından olması gerekiyordu!!
Dünyadaki Yahudi cemaatinin yaşadığı ülkeleri, özellikle de bu ülkelerdeki milliyetçileri her fırsatta “Yahudiler’e karşı ırkçılık yapmakla” suçlayan aynı İsrail değilmiydi?
Siyonizm’e karşı olan her görüşü Antisemitizm olarak suçlayan da aynı İsrail değil miydi? Hem ırkçılığı devletinin ve dininin temeli yapacak, hem de Siyonizmin gizli/açık saldırısına karşı vatanlarını savunan onurlu kişileri ırkçılıkla suçlayacak.
İsrail denilen terör çetesi işte böyle bir şeydir!!
İsrail Parlamentosu Knesset’te ne yazıyordu?
İsrail’in Sınırları Nil’den Fırat’a Kadardır!!
Türkiye’nin Güneydoğusu da burada vurgulanan sınırların içindedir!!
1983 yılında İsrail Dışişleri Bakanı İzak Şamir, Brüksel’deki basın toplantısında Türkiye’yi “Kürdistan’ı işgal altında tutan ülkelerden biri” olarak tanımlamış, daha sonra ise Tel Aviv’de Türk gazetecilerinin soruları üzerine, bu sözlerini inkar ederek “Eğer isterseniz sizinle terörizme karşı işbirliği yapabiliriz” diyebilmişti, hem de gülerek!
1998 yılında Dünya basınında, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin, İsrail iç istihbarat örgütü Şin Bet’e sorgulamalarda işkence yapmak yetkisi verdiği haberi yayınlandı!! Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni işkence yapmakla suçlayabilen İsrail muhipleri bu olağanüstü haberle ilgili yorum yapmadılar.
1998 yılında Alman televizyonlarında konuşan Yahudi vatandaşımız İshak Alaton, “Dünyada bizden başka ülkesinin bir bölgesinde kendi halkına karşı savaşan bir devlet var mı” diye sormuştu!!
İshak Alaton, “Siyonizmin, üzerinde hak iddia ettiği o bölgemizi, İsrail/ABD ikilisinin desteklediği bölücü teröristlere terketmemizi mi istiyordu?”
İstihbaratçıların ünlü bir kuralı vardır: İstihbarat tesadüfleri kabul etmez.
1990’lı yıllarda Madam Mitterrand’dan David Nachmann’a, Mike Amitay’dan Morris Amitay’a, Vera Saeedpour’dan Yelena Bonner’e ve İsrail’in Dışişleri Bakanlarına kadar çok sayıda tanınmış Yahudi, bölücü Kürt terörizmini desteklemişse ve bu destek bugün de daha açık ve daha etkili biçimde devam ediyorsa bu tesadüf olamaz.
Bu, sınırları Nil’den Fırat’a kadar olan Büyük İsrail’in kurulması planının adım adım uygulanmasıdır!!
5 Ağustos 1998 tarihli gazetelerde de yine çok önemli bir haber vardı. Almanya Dışişleri Bakanı Klaus Kinkel’in, bir Yahudi ile evli olan kızı Andrea Kinkel, İsrail vatandaşlığına kabul edilmemiş. İsrail makamları/Hahambaşılığı, Andrea Kinkel’in ABD’de Musevi dinine geçmesini de kabul etmemiş!!
Her şey çok açık.
İsrail devleti ve Musevi din kuralları, Yahudi ırkından olmayan kişilerin İsrail vatandaşı olmasını da, Musevi dinine geçmesini de kabul etmiyorlar!!
Bu, ırkçılığın doruk noktasıdır !!
Tam burada,üç ayrı milletten ve üç ayrı dinden,üç önemli kişinin, Yahudiler hakkındaki sözlerinin bilinmesi çok önemlidir:
19. yüzyılda ünlü klasik müzik bestecisi Richard Wagner: Yahudiler, bütün insanların kanındaki mikroplardır.
20. yüzyılda ünlü Türk Milliyetçisi Nihal Atsız: Yahudiler, bütün milletlerin gizli düşmanıdır.
21. yüzyılda İsrailli üst düzey haham: Dünyaya gelen bütün insanlar, Yahudiler’e hizmet etmek için doğarlar .
İsrailli üst düzey hahamın bu çok net sözleri, Yahudi ırkının/milletinin, Yahudi olmayan insanlar hakkındaki görüşünün en açık, en veciz ifadesidir!!
Richard Wagner’in ve Nihal Atsız’ın Yahudiler hakkındaki bu kesin ve keskin tesbitleri, İsrailli üst düzey hahamın bu sözlerini, İsrail’in kurulduğu günden beri uyguladığı terör ve vahşetle birlikte değerlendirirsek çok daha iyi anlaşılacaktır !!
İşte Yahudi budur, Yahudi’nin devleti İsrail de budur.
İsrail’in bu olağanüstü vahşeti yapabilmesi, Yahudi lobisinin efsaneleştirilen (!) derin gücü sayesindedir. Yahudi lobisinin bu gücü, Musevi Yahudiler’den değil, Hristiyan ve Müslüman görünümündeki kripto/dönme Yahudiler’den geliyor!!
Bu kripto Yahudiler’in dünyadaki sayısının 40 ile 50 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.
İsrail’in dış istihbarat örgütü Mossad’ın ajan yardımcıları olan Sayanim’ler bu kripto Yahudilerin arasından seçilir! İbranice’de Mossad enstitü, Sayanim yardımcılar demektir.
Kripto Yahudiler ve Masonlar yaşadıkları ülkelerdeki bütün sektörlerin ve kurumların içine sızarak içeriden ele geçirirler ve Yahudi Lobisi’nin derin/gizli gücünü oluştururlar!!
Yahudi lobisinin içeriden ele geçirmiş olduğu (!) ABD’nin ve İsrail’in davranışlarını tam anlayabilmek, ancak Yahudi milletini/ırkını tam anlayabilmekle mümkündür !!
Birinci Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar Ortadoğu bölgesinde olan ve halen olmakta olan olaylarıda tam olarak anlayabilmek için, Yahudi milletini/ırkını tam olarak anlayabilmek şarttır!!
Bir Yeni Şafak haberine göre bildirildi.