Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan İran Atom Enerjisi Başkanı İslami, “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tüzüğünün aksine, nükleer alan süper güçlerin tekelinde. Uluslararası ortamda oluşturdukları mekanizmayla bu teknolojinin standart olarak tüm ülkelerde kullanımına izin vermiyorlar ve çifte standarda dayalı bir davranış sergiliyorlar. İran’a da çifte standart uyguluyorlar.” dedi.

Tüm engellemelere rağmen İran’ın nükleer faaliyetlerde ilerleme kaydettiğini ifade eden İslami, bir yıl içerisinde binden fazla geliştirilmiş IR-6 santrifüjün üretime geçirildiğini belirtti.

İslami, “Tahran’daki araştırma reaktörü yaklaşık 60 yıl önce yapıldı. Bu reaktörün yenilenmesiyle eş zamanlı olarak yeni bir araştırma reaktörünün yapımına başlandı. İranlı mühendislerin çalıştığı 10 megavat kapasiteli reaktörün bu yıl içerisinde devreye girmesini planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İran’ın nükleer programının askeri boyutu olduğuna dair iddiaları yalanlayan İslami, “Bana göre bunların hepsi siyasi bahaneler. Bahsedilen yerler ve ileri sürülen suçlamalar, Siyonistlerin (İsrail) ve münafıkların (Halkın Mücahitleri Örgütü) ağzından işitilenlerdir. Yıllardır bu sözleri tekrarlıyorlar.” diye konuştu.

İslami, UAEA’nın benzer iddiaları sonlandırmaması durumunda nükleer anlaşmanın hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağını dile getirdi.

Nükleer anlaşmanın canlandırılmasıyla ilgili görüşmelerde nihai metin aşamasına gelindiğine işaret eden İslami, anlaşmada İran tarafının asıl üzerinde durduğu konunun ekonomik yaptırımların kaldırılması olduğunu kaydetti.

İran ile nükleer anlaşma ve müzakere süreci

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5 1) arasında 2015’te yaptırımların kaldırılması karşılığında Tahran’ın nükleer faaliyetlerinin düzenlendiği ve denetim altına alındığı bir anlaşma imzalanmıştı.

Washington, eski Başkan Donald Trump döneminde, 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilerek İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlayınca Tahran da anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak durdurmuş ve yeniden yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme dahil bir dizi adım atmıştı.

Anlaşmanın yeniden uygulanmasını sağlama ve ABD’nin anlaşmaya dönüşü için Nisan 2021’den beri Avrupa Birliği’nin (AB) koordinatörlüğünde Viyana’da yapılan müzakereler 8 Ağustos’ta sona ererken müzakerelerin koordinatörlüğünü üstlenen AB’nin sunduğu taslak anlaşma metni sonrasında taraflar nihai anlaşmaya varma konusunda önceki aylara nazaran çok daha olumlu işaretler vermişti.

İran Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği tarafından sunulan ve nükleer müzakerelerde nihai yol haritası olarak kabul edilen anlaşma taslağına ilişkin görüşlerini 15 Ağustos’ta AB’ye iletmiş ve taslak metne verdikleri yanıta karşılık ABD’nin cevabını beklediklerini açıklamıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, 24 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, İran ile nükleer anlaşmaya ilişkin taslak metne yönelik Avrupa Birliği aracılığı ile İran’ın görüşlerine karşılık verdiklerini duyurmuştu. Ancak bakanlık, ABD’nin yanıtının içeriği konusunda herhangi bir detay paylaşmamıştı.

Yeni Şafak haberine göre bildirildi.

%d blogcu bunu beğendi: