Süveyş Kanalı’ndaki en büyük kriz 1956’da yaşanmıştı
Coğrafi keşifler ve sömürgecilik faaliyetlerinin başlamasının ardından, Sina bölgesinde bir kanal açılması fikrini ilk kez ortaya atanlar 15’inci …
Coğrafi keşifler ve sömürgecilik faaliyetlerinin başlamasının ardından, Sina bölgesinde bir kanal açılması fikrini ilk kez ortaya atanlar 15’inci yüzyılda Venedikliler oldu. Önceki çağlarda varlığı bilinen küçük suyollarının geliştirilmesi gerektiğini savunan Venediklilerin bu düşüncesini hayata geçirenlerse Fransızlardı. Napolyon, 1798-1801’de Mısır’ı işgali sırasında kanal projesine ciddiyetle eğildi ve etütler yaptırdı. Kanalla ilgili ilk somut adım, 1854’te Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps’in Hıdiv Muhammed Said Paşa’dan projenin imtiyazını elde etmesiyle atıldı.
İngiltere, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’nun önemini azaltacak olan kanala bütün gücüyle karşı çıktı. Dönemin İngiliz yazar ve diplomatları projeyi kötülerken, kanal için kurulan Fransız şirketinin hisseleri İngiltere’de hiç ilgi görmedi.
YAPIMI 10 YIL SÜRDÜ
14 Şubat 1945’te Suudi Arabistan Kralı Abdülaziz’le ABD Başkanı F. D. Roosevelt’in Süveyş Kanalı’na demirleyen bir Amerikan zırhlısındaki görüşmesi, Ortadoğu tarihinin dönüm noktalarından birini oluşturdu. Suudi Arabistan-ABD stratejik ittifakı bu görüşmeyle başlarken, Suudi petrollerinin imtiyazı da Amerikalıların eline geçiyordu.
KANAL’DA KRİZ
Mısır Kralı Faruk’un devrilmesinden sonra iktidara gelen Cemal Abdunnasır’ın 1956’da Süveyş Kanalı’nı millileştirdiğini açıklaması Fransa, İngiltere ve İsrail’in Mısır’a saldırmasına yol açtı. Dönemin konjonktürü gereği ABD, Sovyetler Birliği’nin etkisinin artmaması için Mısır’ı destekleyince, Abdunnasır krizden “kahraman” olarak çıktı.
Rakamlarla Süveyş Kanalı
Bir Yeni Şafak haberine göre bildirildi.