CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, şu ifadeleri kullandı:

“Politika Notunda, genç işsizliğindeki artışa, beyin göçünün yükselişine, gençlerin mezun olduktan sonra borçlu şekilde ev genci olmaya mahkum olmalarına ve ailelerin gençlerin işsizlik masraflarını üstlenmek zorunda kalmalarına dikkat çekildi. Türkiye’deki eğitim sisteminin en önemli sorunlarından birinin, eğitim planlaması ile istihdam planlaması arasındaki bağın kopmuş olduğu tespitinin yapıldığı Politika Notunda, bu nedenle milyonlarca gencin ne eğitimde ne de istihdamda olduğu ve bugünün genç işsizlerinin yarının yaşlı yoksulları olacağı üzerinde duruldu. 

Türkiye’deki gençlerin, dünyadaki akranlarının gerisinde kaldığı, en temel teknolojik ürünlerin dahi TL’nin değer kaybı ve yüksek enflasyon nedeniyle ultra-lüks ve erişilemez olduğu ve Türkiye’de yavaş internetin pahalı şekilde sunulduğuna dikkat çekilen Politika Notunda, “Dijital devrimi gerçekleştirmesi gereken gençler, internete dahi düzgün bir şekilde erişememektedir.” tespiti yapıldı. 

Politika Notunda, “Özgür Düşüncenin Ve Gençlerimizin Yolunu Açacağız”, “Ev Gençlerini Üretime Katacağız”, “Sağlıklı Ve Tutarlı Planlamalarla İstihdam Problemini Çözeceğiz”, “Gençleri Borç Yükünden Kurtaracağız”, “CHP İktidarında Gençler Teknolojiden Geri Kalmayacak” başlıkları başta olmak üzere CHP’nin kapsamlı önerilerine de yer verildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fethi Açıkel’in değerlendirmesi: 

“Türkiye’de demokrasiye, çoğulculuğa ve toplumsal barışa olan inancımızın taşıyıcısı; ekonomik kalkınmamızın ve ilerlemenizin en dinamik gücü olan gençlerimiz, bugün aynı zamanda sorunlarına en fazla kulak tıkanmış ve kaygıları en fazla göz ardı edilmiş toplum kesimlerinin başında geliyor. Türkiye’de gençliği güçlendirmek, kaygılarına ve sorunlarına samimi bir biçimde eğilmek sadece yeni nesil yurttaşların demokrasimiz adına güçlendirilmesi anlamında değil, aynı zamanda çağın gerektirdiği ileri teknolojilerle üreten, kalkınmamıza yön veren ve hakça bölüşen bir toplum yaratmamızın da yegane yoludur. Muasır medeniyete giden yol ancak gençlikle birlikte yürüyerek aşılabilir.”

POLİTİKA NOTUNDAN ÖZET TESPİT VE VERİLER 

TÜİK verilerine göre 2020 yılı sonu itibarıyla ülkemizde 15-24 yaş grubunda 12,8 milyon genç yaşamaktadır. Bu genç nüfus, çalışma çağındaki (15+ yaş) nüfusun %19’unu, toplam nüfusun ise yaklaşık %15,4’ünü oluşturmaktadır. Genç nüfus oranı ortalaması %10,7 olan Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye, genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke konumundadır.

Genç nüfusta, 2018 yılı Ağustos döneminde yaklaşık 4,2 milyon olan mevsim etkisinden arındırılmış çalışan sayısı, 2021’nin Şubat döneminde 3,3 milyona kadar gerilemiştir. İşsizlik bakımından dünyanın en kötü 34 ülkesinden biri olan Türkiye, genç işsizliği bakımından ise dünyanın en kötü 18 ülkesinden biridir.

15-34 yaş grubundaki işsizlerin yanı sıra 11 milyon 171 bin genç iş gücünün içinde dahi yer almamaktadır.  Bu sayı, bazı Avrupa ülkelerinin toplam nüfuslarından bile fazladır.

Gençlerin İşsizliği Ailede Huzur Bırakmıyor: TÜİK verilerine göre gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2019 yılında %44,4 iken 2020 yılında %39’a gerilemiştir.

Gençlerin yarısından fazlası (%59), “işsiz olmaları sebebiyle aile ilişkilerinin olumsuz yönde etkilendiğini” ifade ederken, iş arayan gençlerin %80’e yakını “işsizlik nedeniyle kendilerini arkadaşlarından geri kalmış hissettiğini” söylemektedir. Her on gençten yedisi ise “çalışmadıkları için ailelerine karşı mahcup hissettiklerini” ifade etmektedir.

Diplomalı İşsizlik Önlenemiyor, Aileler Eğitim Masraflarından Sonra Çocuklarının İşsizlik Masraflarını da Üstleniyor: 2014 yılında 25-34 yaş arasında üniversite mezunu işsiz sayısı 295 bin kişi iken, 2020 yılında %79 artışla 527 bin kişiye yükselmiştir. 2005’te 22 bin olan “iş bulma ümidi kalmadığı için iş aramayan üniversite mezunu” sayısı, bugün 17 ilin nüfusunu geride bırakarak 272 bine çıkmıştır.Ümidini yitiren üniversite mezunu işsiz sayısında son 1 yıldaki artış oranı %149 olmuştur. Büyük fedakârlıklarla üniversiteyi kazanıp okuyan gençlerimizin ve ailelerinin hayalleri, mezun oldukları gün suya düşmektedir. Yıllarca eğitim masrafları için fedakarlık yapan Aileler, gençlere yeterli iş alanı oluşturulamadığı için; çocuklarının KYK borçlarını ve işsizlik masraflarını da üstlenmek zorunda kalmaktadır. 

Gençlerimiz Ne Eğitimde Ne İşte, AKP’nin Türkiye’ye Hediyesi: Evde Oturan Milyonlarca Genç: 18-24 yaş aralığında ne okuyan ne de bir işte çalışan gençlerin oranı OECD ülkelerinde ortalama %14,3 iken, Türkiye’de bu oran %32,2’dir. Türkiye bu oranla tüm OECD ülkeleri içerisinde ilk sıradadır. 2020 itibarıyla 15-29 yaş grubunda olup ne eğitim alan ne de bir işte gençlerin sayısı 6 milyona yaklaşmıştır. Ülkemizde her 5 üniversite mezunundan 1’i ne iş hayatında yer almakta ne de aktif iş arayışında bulunmaktadır.

Gençlerimiz Düşük Ücretle, Güvencesiz Çalışmaya Mahkum; İş Cinayetleri Kaçınılmaz:  Türkiye’de aktif olarak çalışma hayatında yer alan her beş gençten biri sigortasız çalıştırılmaktadır.  2014-2020 yılları arasında 15-27 yaş arasında 2 bin 242 genç iş cinayetlerinde yaşamını kaybetmiştir.

Saray, İstihdam Edemediği Gençlerden KYK Borçlarını Ödemesini Bekliyor; Gençler Hacizlerle Boğuşuyor:   KYK kredisini kullanan yaklaşık 5 milyon genç ise borçlarını ödeyememektedir. 4 yıl öğrenim kredisi alan bir öğrenci, mezuniyet sonrası hayata en az 30 bin TL’lik bir borç yükü altında başlamaktadır. AKP, istihdam yaratamadığı hâlde borçlu mezun ettiği gençlerden kredi geri ödemelerini beklemektedir.

Dijital Çağın Mesleklerini Edinmiş “Kalifiye” Gençler Evde Oturuyor: Bilişim ve iletişim teknolojileri alanlarından mezun olan üniversitelilerin işsizlik oranı %14,1’dir.  Bu oran mühendislik alanında da farklı değildir. 2020 yılında mühendislik fakültelerinden mezun gençlerin işsizlik oranı TÜİK’e göre %12,1’dir. Tüm dünya, mühendislere ve bilişimcilere ihtiyaç duyulan dijital dönüşümü yaşarken, Türkiye’de bu alanlardan mezun olan her on gençten biri işsiz kalmaktadır.

Gençlere; Pahalı ve Yavaş İnternet Dayatılıyor, Gençler Çağın Gerisinde Bırakılıyor: Z Kuşağı için teknoloji, bir lüks değil, çağın gereğidir. Gençler, içine doğdukları bilgi çağının imkânlarından, gelişmiş ülkelerdeki yaşıtları kadar faydalanma hakkına sahiptir. Dünya çapında internet hızının ölçülmesini sağlayan Speedtest’in 177 ülkenin internet hızını değerlendirdiği Mart 2021 raporuna göre  dünya genelinde, sabit internet altyapısıyla indirme hızı ortalama 98.67 Mbps iken Türkiye‘de 34.11 Mbps’dir. Bir diğer ifadeyle Türkiye’de internet, dünya ortalamasından üç kat daha yavaştır. Dijital devrimi gerçekleştirmesi gereken gençler, internete dahi düzgün bir şekilde erişememektedir.

Gençler, En Temel Teknoloji Ürünlerine Dahi Erişemiyor, Dijital Çağdan Kopuyor: Bir yanda sürekli artan döviz kuru, diğer tarafta ise vergi baskısıyla ortaya çıkan fiyat artışı Türkiye’de birçok teknoloji ürününü ultra lüks araçlar hâline getirmiştir. Türkiye, OECD’nin “okul çalışmaları için bilgisayara erişim” isimli listesinde 77 ülkenin içince ancak 64. sıradadır. 

Türkiye’de en ucuz bilgisayarın yaklaşık 4-6 bin lira arasında olduğu görülmektedir. Bu da asgari ücretle çalışan bir kişinin ortalama özelliklerde bir bilgisayar alabilmesi için en az 2 aylık maaşını vermesi gerektiği anlamına gelmektedir. Öyle ki 2016 Nisan ayında bir öğrenci 5 aylık KYK kredisi ile bir bilgisayar alabiliyorken, 2021 Nisan ayında bir öğrenci ancak 13 aylık KYK miktarı ile bir bilgisayar alabilmektedir. 

Saray, Gençlere Cep Telefonunu Dahi Lüks Görüyor: Aralık 2019’da akıllı telefonların ortalama fiyatı 2 bin TL iken Aralık 2020’de ortalama 3 bin 800 TL’ye çıkmıştır. TV’lerin ortalama fiyatı bir yıl içerisinde 2 bin 500 TL’den 4 bin TL’ye yükselmiştir. Fiyatında en çok artış yaşanan dördüncü ürün, özellikle salgın döneminde yoğun bir taleple karşılaşılan tabletler olmuştur. Tabletlerin Aralık 2019’daki ortalama fiyatı bin 46 TL iken, Aralık 2020’de bin 587 TL’ye ulaşmıştır. Aynı dönemde oyun konsolu fiyatları ise %29,8’lik artışla 3 bin 923 TL’ye ulaşmıştır. 

Bunalıma Sürüklenen Gençler; Antidepresan Bağımlılığının yada İntiharın Eşiğinde: AKP iktidarı döneminde, 2002-2019 yılları arasında 15-29 yaş grubunda 19.277 genç intihar etmiştir. Yaşanan geçim sıkıntısı ve ekonomik kaygılar, ailelerin dağılmasına, psikolojik sorunların ve ağır depresyonların yaşanmasına da sebep olmaktadır. Aile düzeni bozulan, ekonomik sorunlarla boğuşan bu gençler, intihara meyilli bireylere dönüşmekte, AKP’nin kötü yönetimiyle derinleşen ekonomik kriz ve yoksulluk gençleri hayattan koparmaktadır.

Hem gençler hem de diğer yaş grupları giderek daha fazla antidepresan kullanmaya başlamaktadır. Nitekim 2019 yılında Türkiye’de 49 milyon 857 bin kutu antidepresan ilaç satılırken, bu sayı, 2020’de 54 milyon 625 bine yükselmiştir. Gençler çölleşen yaşamlarının kendilerini soktukları bunalımla ancak ilaç desteği alarak baş edebilmektedir.

Torpil ve Kayırmacılık Gençlerin Ülkeye Güvenini Sarsıyor: Gençler Hak Ettikleri İşlere Atanmazken AKP,  Pudra Şekeri Jenerasyonu Yetiştiriyor: AKP yönetimi Türkiye’de yaşamın her alanında liyakat esasını rafa kaldırmış, liyakatsizliği kemikleşmiş bir kronik sorun hâline getirmiştir. 

Kamu kurumlarında kendilerine yer bulmak, kariyer yapmak isteyen gençler de AKP’nin yandaş kayırmacılığı uygulamalarıyla karşılaşmaktadır. (KPSS) yüksek puan alan gençler, sözlü kurum sınavlarında elenmekte ve çoğu zaman onlardan çok daha düşük puan alan adaylar kamu görevlerine tercih edilmektedir.
Ülkedeki gençler bu sorunlarla boğuşurken, onları görmezden gelen Saray, kendisine yakın gençliği el üzerinde tutmaktadır. Akranları işsiz ve yoksulken, iktidara yakın duran bir grup genç yaşadıkları lüks hayatı sosyal medyadan ifşa etmektedir.

İyi Eğitimli Genç Nüfus, Türkiye’yi Terk Ediyor; Beyin Göçü Önlenemiyor: Ülkemiz, iyi eğitim almış profesyonellerini, kalkınmamızda nitelikli üretimde kilit role sahip olan Mühendis, Mimar, Hekim, Akademisyen, Bilim İnsanı, Avukat başta olmak üzere yetişmiş nüfusunu yurtdışına beyin göçü olarak kaybetmektedir 
2016’da 69.326 kişi olan yurtdışına giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayısı  2018’de 136.740 kişi oldu. Yani iki yılda %97 artış yaşandı.  2019 yılı verilerinde, Türkiye’den göç eden  nüfusun %41’i gençlerden oluşmaktadır. Yani 20-34 yaş aralığında yoğun bir yurtdışına göç olduğunu görülmektedir. Dört yılda Türkiye’den göçen 20-35 yaş arası nüfus yüzde 70 artmıştır. 

Meslek Lisesi Mezunu Gençler de Mağdur: Meslek Sahibi Olmanın Avantajı Kalmadı:   Meslek lisesi mezunlarının istihdam oranı sadece %54’tür. Yani meslek lisesinde meslek edinmek için öğrenim gören her iki gençten biri okulundan mezun olduktan sonra iş bulamamaktadır.

Tutuklu ve Hükümlü Öğrenci Sayısı 2 Bine Yaklaştı:Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2018 yılında örgün eğitimde lise ve üniversitede okurken tutuklanan öğrencilerinin sayısı 1.848 kişidir.  Afiş asan, gösteri yürüyüşlerine katılan birçok öğrenci soruşturma geçirip, yasadışı örgüt üyeliğine varan suçlardan tutuklanmaktadır. Hiçbir eleştiriye tahammülü olmayan Saray, gençleri “terörist” olarak yaftalayarak itibarsızlaştırmak, memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri için cezalandırmak istemektedir.

Yalnız ve Çaresiz Bırakılan Gençler, Suça İtiliyor:  TÜİK verilerine göre 2015 yılında 18-24 yaş arasında 45 bin 451 genç suç işlemişken, 2019 yılında bu sayı yaklaşık %60 artışla 72 bin 397’ye çıkmıştır.  Benzer bir durum cezaevine girme yaşlarında da kendisini göstermektedir. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 18-24 yaş aralığında, 15 bin 926 genç Ceza İnfaz Kurumuna girmiş, bu sayı 2019 yılında %129 artışla 36 bin 489’ye yükselmiştir.

Türkiye, Madde Kullanımı Bağlantılı 30 Yaş Altı Ölümlerde Avrupa Birincisi:  Madde kullanımında en riskli grup 25-34 yaşındaki gençlerdir. Neredeyse her iki kullanıcıdan biri bu yaş grubundandır. Bunun yanı sıra Türkiye, Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla madde kullanımı bağlantılı 30 yaş altı ölümlerin en yüksek olduğu ülkedir. Bu oranlar genç nüfusun madde kullanıma ne kadar açık bir durumda olduğunu ortaya koymaktadır.”

Hibya Haber Ajansı

About Post Author

HaberSeçimiNet sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin