Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Değerli basın mensupları kıymetli arkadaşlar sizleri en kalbi, duygularımla saygıyla selamlıyorum.16’ncı G20 Liderler Zirvesini tamamlamış bulunuyoruz. İnsanlar, gezegen ve ana refah çerçevesinde toplantılar gerçekleştirdik. Uluslararası gündeme katkıda bulunduk.
Dönem başkanlığı görevini icra eden İtalya’yı tebrik ediyorum. Şahsıma eşime ve heyetime karşı gösterdikleri nazik ev sahipliği için teşekkür ederim. Zirve oturumlarında küresel ekonomiye ilişkin son gelişmeleri ve riskleri değerlendirdik.
Küresel ekonomi, 2021 yılında toparlanmaya başlasa da ekonomilerimiz halen ciddi meydan okumalarla karşı karşıya bulunuyor. Küresel enflasyon baskısı tüm ekonomileri derinden sarsıyor. Türkiye küresel dalgalanmaları vatandaşlarına en az yansıtan ülke konumunda.
Tedarik zincirinde meydana gelen olumsuz yansımalarını görüyoruz. Tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye küresel dalgalanmaları vatandaşına en az düzeyde yansıtan bir ülkedir. Destek ve teşvik paketleri ile halkımızın yanında olduk.
Zirve görüşmelerinde tedarik zincirlerinin sorunsuz işlemesinin önemini vurguladık. Serbest ve ayrımcı olmayan ticaret sistemine verdiğimiz önemi vurguladık. Siyasi amaçlı manipülasyonlara alet olunmaması gerektiğini düşünüyoruz.
Aşı milliyetçiliğinin halen sürdürülmesi kabul edilemez. Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlar daha dikkatli ve adil davranılması konusunda herkese ibret olmalıdır. Salgınların önlenmesine yönelik araç gereç aşı temel haktır ayrıcalık değildir. Türkiye olarak salgının başından beri ülkemizden talepte bulunan 160 ülkeye 12 kuruluşa destek verdik.
Sığınmacıları kendi vatandaşımızdan ayrı tutmadık. Salgın döneminde savunduğumuz ve hayata geçirdiğimiz politikaları şimdi aşıya erişim konusunda da sergiliyoruz.
Bu adaletsiz düzenin daha fazla devam etmemesi gerekir. Aşının şantaj veya politika dikte aracı olarak kullanılması son derece yanlıştır. Türkiye olarak kendi geliştirdiğimiz aşıyı insan odaklı bir şekilde yürütüyoruz tüm insanlığın faydasına sunacağız.
Son dönemde yaşadığımız doğal afetler, iklim değişikliğinin etkilerini tabiat üzerinde gösteriyor. Zirve boyunca yaptığımız tüm temaslarda iklim değişikliği ile mücadeleye vurgu yaptık.
Türkiye olarak Paris İklim Anlaşmasını geçtiğimiz hafta onayladık. Yeşil kalkınma devrimi ile dünyada öncü bir rol oynayacağız.
Bu süreçte küresel bir mücadele olan iklim değişikliğinde ülkelerin eşit olmadığını belirttik. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında adil bir meblağ olmalıdır. Karşımızdaki çarpık tablo utanç vericidir.
Bu meselelerde gelişmiş ülkeler sorumluluk almaktan kaçmaktadır. Türkiye erozyon ile mücadelede öncü bir ülkedir. Yenilenebilir kaynaklar için mücadele veriyoruz. Gıda güvenliğini ön plana çıkardık. BM raporları dünyada açlık çeken kişi sayısının yükseldiğini açıkça ortaya koyuyor. 810 milyon insan yetersiz beslenme tehdidi ile karşı karşıya.
Her yıl toplam 1 trilyon dolarlık yiyeceğin çöpe gitmesi hiçbir şekilde açıklanamaz. Her yıl milyonlarca çocuğun bir dilim ekmek bulamadığı için can vermesi kabul edilemez.
Hepimiz sahip olduklarımızı sorgulamak yoksullarla empati kurmak zorundayız. Refahı sağlayacak, bunun dışında kendi dışımızdakilere kulak kapatmakla değil, gönül kapılarımızı açmaktan geçer.
Ülke olarak 2015 yılındaki G20 başkanlığımızda gıda güvenliğini ön plana almıştık. Balık vermekten ziyade balık tutmayı önemseyen eylemlerde bulunduk.
Sürdürülebilir kalkınmayı etkileyen en önemli unsurlardan biri de göç ve göç ile mücadeledir. Afganistan kaynaklı göç yükünü en fazla hisseden ülkelerden biriyiz. Göç konusunda yalnız bırakılmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz.
İki günlük zirve boyunca pek çok ikili görüşme gerçekleştirdik. Bölgesel ve küresel gelişmeleri değerlendirdik. Zirve sırasında farklı ülkelerden katılımcılarla görüştük. Hayırlara vesile olmasını diliyorum. İtalya Başbakanına teşekkür ediyorum.
SORU-CEVAP
(ABD’li mevkidaşınızla önemli bir görüşme gerçekleştirdiniz. Washington yönetiminin terör örgütüne silah desteği var. Bu konuda değerlendirmeniz oldu mu?)
Suriye’de bulunan terör örgütleri PKK/PYD’nin Amerika’dan aldıkları destekler konusunda kendilerine üzüntümüzü ilettik. Bu desteklerle ilgili NATO üyesi ülkeler olarak bizde meydana getirdiği üzüntüleri dile getirdik. Ve bu konuda dayanışmamıza zarar verdiğini söyledik.
Dış işleri bakanlarımızın daha çok irtibatta olması gerektiğini söyledik. Bundan sonraki süreç inanıyorum ki böyle devam etmeyecektir.
(Biden ile 2. görüşmeyi gerçekleştirdiniz. Taliban konusu gündeme geldi mi?)
Afganistan konusu gündeme geldi. Brüksel görüşmemizde zaten Afganistan Karzai Havalimanı özellikle gündemimizdi. Afganistan’dan askerimizi çekmek durumunda kaldık. Tabi bu orada yaptığımız görüşmenin aynı minvalde devam etmediğini gösterdi. Katar ile Türkiye arasındaki görüşmeler bundan sonrasında haritamız olacak. Bu gelişmelerin içerisinde daha aktif olacağız. Taliban nasıl bir tavır koyacak zaman içinde göreceğiz. Taliban bizimle görüşmelerini yaptı. Atacağımız adımları zamanla göreceğiz.
Ortak mekanizmadan ifade edilen; şu an ekonomik ve ticari ilişkilerde Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız çok daha sıkı bir araya gelmesinin gereğini vurguladık.
Sayın Biden ile bugün ikili görüşme olmadı. Dar kapsamlı görüşme yaptık. Bu görüşmede F-35’ten kaynaklanan 1 milyar 400 milyon dolar ödememiz vardı. Bu süreci nasıl iyi bir konuma taşırız. Bunun üzerinde durduk. Burada F-16’lar gündeme geldi. F-16’lar konusunda Biden’ın olumlu yaklaşımını gördüm.
Libya konusunda, Berlin Konferansı gibi toplantı talep edildi. “Ancak biz bu yapıldı.” dedik… Yunanistan konusunda, “Bizim gizli ajandamız yok” dedik.
Biz altılı bir adım atarak bölgede barışı getirmeyi istiyoruz. Bu konuda İlham Aliyev, bölge barışıyla ilgili teklifini yaptı. Gürcistan’ın olumsuz bir bakışı var. Eğer onlarda olumlu bir şekilde bakarsa bu bölgede barış havuzu oluşur.
(AB’nin kendi ordusunu kurma tartışmaları) Bu olabilecek bir proje değil, mümkün değil
(Afganistan’dan göç dalgası) Şu an itibariyle 300 bin gibi bir resmi rakam var. Fakat farklı kesimler çok daha fazlaymış gibi konuşuyorlar. Bizim kapılarımızı açma gibi bir niyetimiz yok.
İtalya ile ticaret hacmimizi 30 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.
Doğu Akdeniz bu günkü görüşmede hiç gündeme gelmedi.
Ayrıntılar geliyor…
Bir Yeni Şafak haberine göre bildirildi.

