İsrailli radikal gruplar geri sayıyor: Mescid-i Aksa’ya saldırı düzenleyeceklerini açıkça duyuruyorlar
Mescid-i Aksa, Ramazan ayının 28’inde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Tapınak grupları, “Kudüs Günü”nde (İbrani takvimde Kudüs’ün işgal …
Mescid-i Aksa, Ramazan ayının 28’inde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Tapınak grupları, “Kudüs Günü”nde (İbrani takvimde Kudüs’ün işgal edildiği gün) Mescid-i Aksa’ya daha önce görülmemiş bir baskın için hazırlık çağrısında bulunuyor.
Baskın için toplantı organize ettiler
Planlanan bu baskın Mescid-i Aksa’ya karşı çeşitli saldırı yollarının önünü açabilir. Bugün Şabat’ı (Cumartesi gününü) sadece Yahudiler için ayrılmış kutsal bir gün olarak tahsis etmek için dört gözle bekledikleri Mescid-i Aksa’nın zamansal bölünmesinin, Bab-ür Rahme Mescidi ve mescidin doğu tarafının alınarak Aksa’nın mekansal bölünmesinin, Aksa’da tüm Yahudi ritüellerinin ve ibadetlerinin yerine getirilerek tapınağın manevi olarak kurulmasının ve fiziksel bir tapınağın kurulmasının önünü açabilir.
Bu Ramazan öncekiler gibi olmadı
Kudüs şehri ve Mescid-i Aksa bu arka planla tüm sene beklenen ve işgal devletinin zulmünün kısmen duraksadığı Ramazan ayına girdi. Ancak bu Ramazan başka bir tecrübeye sahiptiler; Ramazan ayının başından itibaren Kudüslüler ve Mescid-i Aksa, çeşitli baskı ve ayaklanmalarla karşı karşıya kaldı.
Aksa’nın minare hoparlörünün ses telleri kesildi
İbadetler engellendi
Ramazan ayında olan diğer gelişmelere bakacak olursak, bunların başında her Ramazan ayında perşembeyi cumaya bağlayan gecede itikafa giren Müslümanların bu sene Aksa’da itikafa girmesine izin verilmemesi geliyor. Müslümanlar ancak ramazan ayının üçüncü perşembe gecesi Aksa’da itikafa girebildiler. Ayrıca bu süre zarfında Ramazan ayının özellikle en kalabalık cemaatin olduğu cuma günü, bunu engellemek için çeşitli şartlar getirildi ve Batı Şeria’dan sadece on bin kişinin Kudüs’e girebileceği, aynı zamanda aşı yaptırdığına dair belgelerin olması talep edildi.
Şam kapısı meydanı bariyerlerle kaplandı
Mescid-i Aksa’da olaylar böyle ilerlerken İşgal kuvvetleri Ramazan’ın başında Eski Şehrin en önemli kapısı ve Müslümanların özellikle Ramazan aylarında toplanma noktası olan Şam/ Amud kapısı meydanına bariyerler koyarak Kudüslülerin merdivenlerde oturması ve bu meydanda toplanmasını engellemeye çalıştı.
Baskı, dayak, tutuklama, yaralama…
Kudüslü gençlerin zaferi
İşgal kuvvetlerinin tüm gücüyle savunmasız gençlere yaptıkları ve gençlerin haklı direnişleri görülünce, Filistin’in başka şehirlerinden ve komşu devletlerden destek mesajları geldi ve yürüyüşler yapıldı. Bu destekler ve Kudüslü gençlerin on iki – on üç günlük mücadelesi sonucunda İşgal devleti geri adım atmak zorunda kaldı ve Şam kapısına koyduğu bariyerleri kaldırdı.
Zaferi sindiremeyip hırslandılar
Şam kapısı zaferi bazı Radikal Siyonistleri de şok etmişti. Örneğin Tapınak Dağına Dönüş örgütünden Siyonist Eliezer Broyar 23 Nisan Cuma günü Aksa’da namaz kılan Müslümanların fotoğrafını paylaşarak “Şimdi onları [Müslümanları] oradan (Aksa’dan) çıkartıp oranın tam kontrol altına alınmasının zamanı gelmiştir” şeklinde bir tweet attı.
Baskına aileyle katılma çağrısı, her gün basılan afişler…
“Şimdi ne yapılması gerektiği belli”
26 Nisan’da baskına 14 gün kaldı hatırlatmasını geçerken İşgal devletinin üniversitelerinin çoğunda bulunan Im tirtzu öğrenci teşkilatı da Tapınak Öğrencileri grubu ile işbirliği içinde o gün Mescid-i Aksa’ya baskın yapmak için hazırlandığını ifade etti. Aynı gün Tapınak gruplarının sözcüsü Asaf Farid, Ramazan ayının 28’inde yapılması planlanan baskınla ilgili olarak meydan okumada bulundu ve tehditkar bir dille: “Hamas, Yahudilerden Tapınak Dağı’na gitmemelerini istiyor. Şimdi ne yapılması gerektiği belli.” ifadesini kullandı.
Önceki baskınlara atıf yaparak teşvik
Durmaksızın çalışıyorlar
Bir sonraki gün ise Tapınak örgütleri sözcüsü Asaf Farid, “Binlerce kişi toplanırsak Araplar kazanamayacak”,“Araplar Şam Kapısı’ndaki zaferiyle sarhoş oldular, ancak gerçekte kazanamadılar.”, “Netanyahu onların karşısında geri adım attı. Ancak binlerce kişi Kudüs Günü’nde Tapınak Dağı’nda toplanırsa Müslümanlar bir daha kazanamayacaklar”, “Sinagoglarda, dini okullarda her yerde davetiyeler dağıtın, aile üyelerinize ve iş arkadaşlarınıza anlatın… Bunu yayın ve baskının binlerce kişiye ulaşmasını sağlayın… Tapınak Dağı’nı Araplardan geri alana kadar ve Tapınak Dağı’nın bizim elimizde olduğunu kanıtlayana kadar!..” şeklinde ifadeler kullanarak 10 Mayıs’ta yapılmak istenen baskın için çağrı yapıldı.
1967’deki işgale gönderme
Tapınak Dağına Dönüş Hareketi de Yahudilere 28 Ramazan’da Mescid-i Aksa’yı toplu olarak baskın yapma ve “Tapınak Dağı bizim elimizde” diye sloganlar atma davetini yineledi. (1967’de mübarek Mescid-i Aksa baskın ve işgali sırasında işgal askerleri bu şekilde bağırmıştı.)
Bu gelişmelerle Ramazan’ın son on gününe girilmiş oldu. Mescid-i Aksa’nın Ramazan ayının son on gününde Siyonistlerin baskınlarına kapalı olması gerekirken bu gruplar 2 Mayıs Pazar günü Mescid-i Aksa’ya girdiler.
“Şimdilik” girişler kapatıldı
Tapınak grupları, mübarek Mescid-i Aksa’nın “Kudüs Günü’nde 07:00 -11:00 saatleri arasında Yahudilere açık olacağını” büyük bir özgüvenle takipçilerine duyurdu.
İlk kez Ramazan ayında böyle bir olay gerçekleşecek
Radikal gruplar 28 Ramazan sabahı Mescid-i Aksa’da aleni bir şekilde ibadetlerinin yapıldığı büyük bir baskını planlamak için tüm çabalarını ortaya koydu ve böylece çok sayıda radikal grupların üst düzey hahamlarının ve liderlerinin Meğaribe Kapısı’nda bekleyeceklerini duyurdu. Tapınak grupları o gün Aksa’ya -ilk kez Ramazan ayında- aleni, toplu bir şekilde ve dualar eşliğinde en büyük baskınlarından birini gerçekleştirme sözünü verdi.
Planlanan bu saldırılara şu isimler önderlik edecektir:
Haham Chaim Ozer: Migdal Tevrat Okulu Başkanı.
Haham Menachem Makover: Tapınak için tanıtım videoları ve şarkılar yayınlayan Orano Beninou Örgütü Başkanı.
Haham Hebron Shilo: Yeshivat Otniel Erkek Din Lisesi Başkanı.
Haham Itai Elitzur: Tapınak Enstitüsü ve Erz Hukuk Enstitüsü’nde araştırmacı.
Haham Eliyahu Weber: Mescid-i Aksa’da olduğu iddia edilen Tapınak Dağı Dini Okulu’nun başkanı.
Haham Elisha Wolfson: Hesedar Dini Okulu’nun Tapınak ve Hahamları üzerine kitapların yazarı.
Uri Ariel: Eski Tarım Bakanı.
Michael Ben Ari: Eski Knesset üyesi ve Aşırı sağcı Yahudi Gücü partisinin lideri.
Profesör Hillel Weiss: Bar-Ilan Üniversitesi’nden ve Tapınak için Yedi Millet Federasyonu’nun kurucusu.
Yisrael Medad ve Yehuda Etzion: 1970’ler ve 1980’lerde Mescid-i Aksa’ya ilk baskınları yapan ve Kubbetüs Sahra’nın bombalanmasının planlanmasına dahil olanlar arasında.
4 Mayıs günü yani baskına 6 gün kala, Radikal Tapınak grupları bugün 28 Ramazan’da Aksa’ya yapmayı planladıkları baskına yönelik programları ile ilgili aşağıdaki posteri yayınladılar.
Aksa’ya iki bin yerleşimci getirmeyi hedefliyorlar
İçerisinde Ramazan ayında Aksa’ya girmek ve aleni ibadetler ile 2.000 yerleşimciyi mescide getirmek gibi stratejik hedefleri bulunmakta.
Bu afişle ilgili çarpıcı olan şey, sözde tapınaklarını inşa etme lehine dönüm noktalarını belirtmesidir:
2-1948’de İşgal devletinin kuruluşu
3- 1967’de mübarek Mescid-i Aksa’nın işgali.
4- 2017’de Kudüs Günü’nde Aksa’ya 1000 yerleşimciyle düzenlenen baskın
5- 2018’de Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması
6- Bu yıl Aksa’ya 2000 yerleşimciyle 28 Ramazan’a denk gelen sözde Kudüs Günü’nde baskın yapma girişimleri.
Üstelik bu hedefleri için mescide sadece sabah değil, öğleden sonra da baskın yapmayı planlıyorlar. Durum ortada… Onlar bunu sıradan bir baskın olarak değil, Balfour Deklarasyonu, İsrail’in kuruluşu, Aksa’nın ve Kudüs’ün doğusunun işgali ile eşit olan işgal tarihinde bir dönüm noktası olarak görüyorlar.
Mesajın farkında mıyız?
Bir Yeni Şafak haberine göre bildirildi.